« Önceki | Sonraki »

27/7/2007

Kınalıada’yı kim koruyacak?

 
PERİHAN ÖZCAN, Aktüel, 19-25 Temmuz 2007
 
19 Ocak 2007’de Hrant Dink öldürüldü. Ardından Ermeni okullarına tehdit mektupları gönderildi ve Feriköy’deki Surp Vartanants Ermeni Kilisesi’nde şüpheli görülen iki kişi gözaltına alındı. Son olarak 28 Haziran’da kimliği belirsiz bir kişi Ermeni Patrikhanesi’ni arayıp Kınalıada’da katliam olacağını bildirdi. Ama Ermeni vatandaşların yaşadığı Kınalıada’da bugüne dek güvenlik önlemi alınmadı! Oysa İçişleri Bakanı Osman Güneş, son tehditten birkaç gün önce valiliklere bir genelge göndererek “risk altındaki gayrimüslimlerin korunması” için talimat vermişti.

Hrant Dink cinayetinden dört ay sonra, geçen mayıs ayında İstanbul’daki Ermeni okullarına Feriköy’den postalanmış tehdit mektupları ulaştı. “Son bir muhtıradır, gerisi tekrarlanmayacaktır” sözleriyle biten iki sayfalık metinde aslında bütün Türkiye Ermenilerine gözdağı veriliyordu: “Bazı Ermeniler Türkiye’nin bütünlüğüne zarar verecek ayrılıkçı hareketler içinde.(…) Unutmayın ki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olan Ermeniler dışında topraklarımızda yüz bini aşkın Ermeni yaşamaktadır. Bunların ev ve iş adresleri tarafımızdan çok iyi bilinmektedir. Ermeni vatandaşlarımızın soykırım gibi konularda gerçeğin savunucuları olmasını, Türk devletinin egemenliğini savunmalarını umut ederiz. (…) Aksi halde mezarda yatacak olanlar ve eskiden bu topraklarda kaç Ermeni, kaç Türk vardı diye sayacak olanlar Ermeniler’in kendileri olacak.”

Tehdit mektuplarının Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından İstanbul Valiliği’ne iletilmesinden hemen sonra hedef alınan okulların bir kısmının kapısına ekip otoları yerleştirildi.

Aynı günlerde Feriköy’deki Surp Vartanants Ermeni Kilisesi’nde şüpheli davranışlarıyla dikkati çeken iki kişi gözaltına alındı. İkili, Dink cinayetinden sonraki haftalarda kiliseye gelip “Burası ne zaman kalabalık oluyor”, “İçeri girebilir miyiz” gibi sorularla tedirgin ettikleri cemaat üyeleri tarafından fotoğraflanmıştı. Vakıf seçimlerinin yapıldığı 20 Mayıs 2007 Pazar günü tekrar ortaya çıkan ikili gözaltındaki sorgulamada Emniyet mensuplarına borçlarını ödeyecek sponsor aradıklarını, kiliseye de zengin Ermeniler’le tanışmak için geldiklerini söylemişlerdi.

Bir ay sonra, 28 Haziran günü saat 12.20 civarında Ermeni Patrikhanesi’nin telefonu çaldı. Ahizenin ucundaki ses, sekretere “Kınalıada’da yakında bir katliam olacak, yaşasın Türk kardeşliği” dedikten sonra telefonu kapattı. Ermeni Patriği II. Mesrob ihbarı gecikmeden İstanbul Valiliği’ne iletti. Türkiye Ermenileri Patrikliği Basın sözcüsü Luiz Bakar’ın verdiği bilgiye göre bu tehdit telefonunun ihbar edilmesinden sonra Valilik’ten henüz herhangi bir bilgi gelmedi. Ada’da da bu tehdide paralel herhangi bir olay gerçekleşmedi.

Kınalıada’da otuz yıldır olanı biteni takip ettiğini ifade eden birkaç Türk esnaf şunları söylüyor: “Yazın günübirlikçilerin sayısı artıyor. Adam, mesela evinin balkonunda karısıyla oturuyor; kıyıda güneşlenen biri gözlerini dikip ‘Gelmişsiniz, oturuyorsunuz, buraların kaymağını siz yiyorsunuz’ diyor. Bazen rahatsız ediyorlar insanları.”

Ama bu durum yeni değil. Ada sakinleri pek konuşmak istemiyor ama burada biraz vakit geçirdiğinizde bu tür sözler hemen kulağa çalınıyor.

Son olarak Kınalıada Karakolu’ndayız. Kendimizi tanıttıktan sonra soruyoruz:

Kınalıada’da güvenlik önlemlerinin arttırılması yönünde Valilik’ten size ulaşan herhangi bir bilgi var mı? Konuştuğumuz görevliler konudan haberdar olmadıklarını söylüyor.

Oysa bu tehditten birkaç gün önce İçişleri Bakanı Osman Güneş tarafından valiliklere gönderilen genelgede son dönemde gayrimüslimlere yönelik saldırıların ve suç niteliğindeki eylemlerin arttığı, bu saldırıların farklı inanç, düşünce ve yaşayışa sahip vatandaşlar arasında korku, panik ve umutsuzluğun yayılmasına yol açtığı belirtilmiş; ayrım gözetilmeksizin herkesin anayasal eşitliğe ve ibadet, dini ayin ve dini törenlerini serbestçe yapabilme özgürlüğüne sahip olduğu vurgulanmış ve güvenlik birimlerine ulaşan bütün istihbari bilgi ve şikayetlerin titizlikle araştırılması, risk altındaki gayrimüslimlerin korumaya alınması talimatı verilmiş.

Şimdilik Kınalıada’da hayat normal görünüyor. Ama sadece son yedi ayda yaşananları hatırlamak, görünüşe aldanmamak gerektiği düşüncesini insanın aklına düşürüyor. Hrant Dink aylarca tehdit edildi ama öldürülünceye kadar kimse Agos’un önünde dolaşan şüpheli kişilerden bahsetmemişti. Ermeni okullarına tehdit mektupları gidene kadar bazı okulların yakınlarında “Siz Ermeni’siniz” diyerek küçük çocukların üstüne yürüyen “daha büyük çocuklardan” söz açan olmamıştı.

Feriköy Surp Vartanants Ermeni Kilisesi görevlileri iki şüpheliyi Emniyet’e ihbar edene kadar kilisenin tehdit altında olduğunu söyleyen de çıkmamıştı…

 

 

Kaynak: Agos 27.07.2007

 


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

1 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: gezenti | Tarih: 8/8/2007
    Konu: çok üzgünüm...
    okuduklarım beni çok üzüyor. bu tehditleri aklı başında bir türkün yapmamış olmasını diliyorum... inanın yürekten yanınızdayız. bu benim yıllarca komşuluk yaptığım ermeni ve rum komşularıma boyun borcumdur.
    sevgilerimle...

    Bağlantı »

Blogcu ile yapıldı

~~~~~~ Neler oluyor hayatta... Siz hala uyuyor musunuz???~~~~~~