« Önceki | Sonraki »

17/8/2007

Bütün dünya Türk’tür ey ahali

 

ÖZLEM ERTAN
 
Geçen hafta Cumhuriyet Gazetesi’nde Bertan Onaran’ın son derece bilgilendirici (!) bir yazısını okudum. Sayın Onaran’ın Haluk Tarcan’ın kendisine gönderdiği bilgilerle hazırladığını belirttiği 8 Ağustos 2007 tarihli ‘Doğu Anadolu Kimin?’ adını taşıyan yazıda, Türklerin İ.Ö. 13.000 yıllarında yazıyı bildikleri ve kullandıkları söyleniyordu.

İlkokul öğrencilerinin bile yazının İ.Ö. 3200 yılında Güney Mezopotamya’da yaşayan Sümerler tarafından icat edildiği konusunda bilgi sahibi olduğunu düşünecek olursak Sayın Onaran’ın son derece aydınlatıcı (!) makalesinin taşıdığı değer hususunda bir karara varmak daha kolay olur diye düşünüyorum.

Öncelikle tarih bilgisi zayıf olan okuyucular için kısa bir hatırlatma yapmak istiyorum: Cumhuriyet Gazetesi’nin uygarlık tarihi konusunda engin mi engin bilgilere sahip köşe yazarı Bertan Onaran’ın ve Etrüsklerin de Türk olduğu iddialarıyla tanınan Haluk Tarcan’ın, Türklerin yazıyı kullandıkları tarih olarak ilan ettikleri İ.Ö. 13.000 tarihinde insanlar değil yazıyı keşfedecek uygarlık düzeyine ulaşmış olmayı, henüz mağaralardan çıkıp köy kuracak olgunluğa dahi erişememişlerdi.

Ancak Sayın Onaran’ın ifadesiyle “Doğu Anadolu’nun ilk sahipleri olan Türkler” (!) dünyanın diğer milletlerine benzemez tabii, diğer zavallılar (!) mağaralarda hayvan postlarıyla örtünüp ellerindeki mızraklarla mamut, gergadan falan kovalarken, aslanım Orta Asya sakinleri yazıyı falan çoktan icat etmişti ey ahali. Hatta yazıyı icat etmek ne kelime, Homeros denen kütübiyoz Yunanlının İlyada ve Oddyssea destanları denilen zırvalarına beş basacak destanları döktürüvermişti mermer sütunların üzerine.

Ama bütün dünya Türklere toptan düşman ya o yüzden saklıyorlar bu son derece bilimsel (!) tarihi gerçekleri.

Ah ben hiçbir şeye yanmam da, 4 sene boyunca Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden birinde tüm dünyada saygın bir yeri olan hocalarımdan aldığım arkeoloji eğitimine yanarım sevgili arkadaşlarım. Bak biz onca sene meğerse boşuna okumuşsuz. Sümerler yazıyı keşfetti diye boşu boşuna tekrarlayıp durmuşuz. Sümerler daha taş devri mağaralarında aguuu uguuu sesleri çıkararak birbirleriyle iletişim kurmaya çalışırken ‘Ön-Türkler’ çoktan yazı yazıyormuş meğerse.

Allah razı olsun Sayın Bertan Onaran’dan ve ona makalesini süsleyecek bu değerli bilgileri (!) veren Haluk Tarcan’dan. Geç de olsa onların sayesine öğrendik ki, bizim tarih diye bildiğimiz her şey Sayın Onaran’ın tabiriyle “Doğu Anadolu’da yapay devletçikler kurmak isteyen sömürgeci devletlerin bir tuzağıymış” meğerse.

Sayın Bertan Onaran ve Haluk Tarcan’a, yazıyı Sümerler mi yoksa ‘Ön-Türkler’ mi keşfetti mevzusuna da fazla takılmamak gerektiğini hatırlatmak isterim: Ne de olsa Sümerler de Türk’tür değil mi arkadaşlar. Hatta Hurriler, Urartular, Hattiler, Hititler, Luviler, Akkadlar, Asurlular, Babilliler, Lidyalılar hepsi de Türk’tür yeminle. Bakmayın siz bunların kendilerine farklı farklı isimler verdiklerine, tüm dünyaya uygarlık götüren Türk milletine dahil olan bu halklar, sonradan dönmüşlerdir. Hatta hazır hızımı alamamışken şunu da söylemek isterim ki, Yunanlılar, Romalılar, Keltler falan da Türk’tür.

Sayın Onaran soruyor yazısının başlığında, “Doğu Anadolu kimin?” diye. Bak biz senelerce bilim yapacağız diye kazılarda kazma kürek sallayıp durmuşuz, hiç de aklımıza gelmemiş böyle bir soru sormak. Sonuçta şu an kim yaşıyorsa o bölgede, onlarındır elbet diye düşünmüşüz. Bilimi ve bilimsel araştırmalardan elde edilen sonuçları siyasete alet etmenin etik bir davranış olmadığı kanısındayız ya, hiç aklımıza gelmemiş tarihi kafamıza göre yazıp “Burası kimindir ey ahali?” diye sormak. Demek ki bu hususta da öğrenecek çok şeylerimiz varmış arkadaşlar.

Sayın yazarımızın bir makaleye sığdırdığı değerli bilgiler öyle çok ki, yazmakla bitmiyor. Ama ben de istiyorum ki yazayım, uygarlık tarihi hususunda hala derin bir cehalet (!) içinde olan arkadaşlarımızın da Sayın Haluk Tarcan’ın ve Bertan Onaran’ın eşsiz değerdeki bilgileriyle aydınlanmalarına katkıda bulunayım.

Sayın Onaran makalesinde, Van’da bulunan ‘Çilgiri Yazıtı’ diye bir yazıttan bahsediyor. Efendime söyleyeyim bu yazıt İ.Ö. 7000–6000 yıllarına aitmiş ve üzerinde OQ diye okunan bir haç sembolü varmış. Zaten Hıristiyanlar da haç işaretini, Sayın Bertan Onaran’ın yazısında belirtildiğine göre, ‘Ön- Türkler’in eşsiz kültürünün nişanesi niteliğinde olan bu yazıtlardan görüp kapmışlar. Biraz tarih bilen okuyucular yine şaşırmasınlar, İ.Ö. 7000–6000 tarihlerinde yazının yazıtın ne işi var diye. Biliyorum efendim İ.Ö. 7000’de daha insanlar kilden çanak, çömlek yapmaya yeni başlamışlardı, ama onlar normal insanlardı değil mi? Onlar kilden çanak çömlek yapacağız diye kastıradursunlar ‘Ön-Türkler’ denilen millet çoktan yazıtları etrafa üçer beşer dikmeye başlamıştı bile.

Sayın Onaran’ın yazısında Van’daki Akhtamar Adası’nda bulunan kilisenin yapılış tarihi hakkında da değerli bilgiler edinmiş ve -şahsen- şok olmuş bulunuyorum. Sayın Bertan Onaran’ın yazdığına bakılacak olursa Akhtamar Adası’ndaki Ermeni kilisesi İ.Ö. 1000 tarihinde yapılmış. Hisus’un dünyaya gelmesinden ve Hıristiyanlık inancının ortaya çıkmasından bin küsür sene evvel kilisenin ne işi var diye soruyorsunuz değil mi? Eee İ.Ö. 13.000 yılında yazı olursa milattan bin yıl evvel kilise olmasına da şaşmamak lazım değil mi ey ahali…

 

 

 

Kaynak: Agos 17 Ağustos 2007

 


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

1 yorum yazılmıştır

Blogcu ile yapıldı

~~~~~~ Neler oluyor hayatta... Siz hala uyuyor musunuz???~~~~~~