|
DERLEME
Türk Tarih Kurumu Başkanı Yusuf Halaçoğlu’nun, “Kürt diye bildiğimiz insanlar aslında yapısal olarak ‘Türkmen asıllı’, Kürt Alevi olarak bilinen vatandaşlarsa ‘Ermeni’ kökenli ve TİKKO, PKK örgütlerinin içinde yer alan insanların çoğunun Ermeni dönmesi Kürtlerden oluştuğunu’ öne sürmesi Türk, Kürt ve Ermeni aydınlarının tepkisine neden oldu.
Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ile Diyarbakır’da bulunan birçok sivil toplum örgütü tepki göstererek, Hallaçoğlu’nun istifasını istedi. DTP Grup Başkanı Ahmet Türk, “Tarih Kurumunun Başkanı’nın, tarihten haberi yok” derken, sosyolog İsmail Beşikçi, “Halaçoğlu’nun yaptığı önermeler bilimsel değildir. Tamamen resmi ideolojinin önermeleridir. Bu yüzden dikkate almamak gerekir” dedi. AK Parti İstanbul Milletvekili Reha Çamuroğlu ise Halaçoğlu’nun ‘‘Kürt kökenli Alevilerin Ermeni soyundan geldiği’’ iddiasının herhangi bir dayanağı olduğunu sanmadığını belirterek, Halaçoğlu’nun, bu sözleri nedeniyle istifa etmesi gerektiğini ifade etti.
Halaçoğlu’na Diyarbakır’dan istifa çağrısı
DİHA, 20.08.2007 Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu’nun katıldığı bir sempozyumda Kürtlerin yapısal olarak Türkmen asıllı, Kürt Alevilerin ise Ermeni kökenli olduğuna ilişkin açıklamalarına Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ile Diyarbakır’da bulunan birçok sivil toplum örgütü tepki göstererek, Hallaçoğlu’nun istifasını istedi. Halaçoğlu’nun açıklamasıyla Kürtlerin yok sayıldığına, Ermenilere ise hakaret edildiğine dikkat çeken STÖ’ler, Tarih Kurumu’nun tarafsız bilim insanları ile yönetilmesini istedi.
Kayseri’de ‘Türk Tarihi ve Kültüründe Avşarlar’ konulu sempozyuma katılan Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu’nun, “Araştırmalarımızda Kürt diye bildiğimiz insanların aslında yapısal olarak ‘Türkmen asıllı’ olduğunu, Kürt Alevi olarak bilinen vatandaşların ise ‘Ermeni kökenli’ olduğunu gördük” şeklindeki açıklamasına tepkiler devam ediyor. Hallaçoğlu’nun bilimsellikten uzak açıklamalar yaptığı dile getirilerek, istifa etmesi istendi.
‘Tarih Kurumu tarafsız bilim insanları ile yönetilsin’
DTP Grup Başkan Vekili ve Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş, tarih kurumunda yer alan ve profesör kimliği taşıyan birinin böylesi bir açıklama yapmasının vahim olduğunu belirterek, açıklama ile geçmiş yılların ırkçı tarih tezlerinin
yeniden canlandırılmaya çalışıldığına dikkat çekti. Halaçoğlu’nun açıklamasının Tarih Kurumu tarafından sorgulanması gerektiğine işaret eden Demirtaş, “Bu açıklama ile birlikte kurumun bugüne kadar yaptığı çalışmalara gölge düşürülmüştür” dedi. Halaçoğlu’nun derhal görevden alınmasını isteyen Demirtaş, Tarih Kurumu’nun tarafsız bilim insanları tarafından yönetilmesi gerektiğini söyledi.
‘Kürtlere hakaret edilmiştir’
Kürt Dili Araştırma ve Geliştirme Derneği Genel Başkanı Mazhar Aktaş, devletin resmi makamlarının verilerine göre Türkiye’de 52 dil olduğunu ve Kürtçe’nin de bu diller arasında yer aldığını söyledi. Türkiye ve dünya istatistiklerine göre Türkiye’de 30 milyonun 10 milyonunun Kürt olduğunu kaydeden Aktaş, 1977 yıllarında yapılan sayımda dil hanesine Türkçe ve Kürtçe olarak yazıldığını belirtti. “Ne değişti de böyle diyorlar, bukalemun değildir ki ikide bir değişsin” diyen Aktaş, Atatürk’ün kendisinin bile Türkiye Cumhuriyeti’nin Kürtler ve Türkler üzerinden kurulduğuna yönelik görüşlerinin olduğunu hatırlattı. Halaçoğlu’nun İslam Ansiklopedisi’ne bakmasını öneren Aktaş, “O ansiklopedilerde de geçiyor. Kürtler milattan önce de bu topraklarda yaşıyorlardı. Türkler ise Orta Asya’dan gelmiştir. Halaçoğlu’nun açıklaması bilim adamlarına yakışmayan bir kelimedir. Biz bu açıklamayı hakaret olarak görüyoruz. Ancak bu tür çatışmalara girmek istemiyoruz. Onların bir deyimi var, ‘Ağzı olan konuşuyor’.” diye kaydetti.
‘Yanlış düzeltilsin’
Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet İnan, Halaçoğlu’nun yaptığı açıklamayı talihsizlik olarak değerlendirdi. Antropologların tespit yaparken net olarak kimlikleri ortaya koymakta zorlandıklarını kaydeden İnan, kitlenin etnisitelerini belirlemede de ırk ve dil değil, kültürün dikkate alındığını söyledi. İnan, yapılan yanlışın düzeltilmesini istedi.
‘İnkarın resmi şekilde sürdüğünü gösteriyor’
Halaçoğlu’nun yaptığı açıklamanın iki şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kürt Enstitüsü Sözcüsü Servet Deniz, Türkiye’nin resmi kurum temsilcisinin yaptığı açıklama ile birlikte Kürtlerin inkarının resmi bir şekilde sürdüğüne dikkat çekti. “İnkarın devletin beyninde yer tutması ve böyle sürmesi isteniyor” diyen Deniz, Kürtlerin bu tür açıklamaları doğru bulmadığını ve bu tür tartışmalara da girmeyeceklerini söyledi.
Kürtlerin nereden ve nasıl geldiğini tüm dünyanın bildiğini kaydeden Deniz, “Bu tür açıklamaların dönemi geçmiştir. Kürtler nerden gelmişler? Nasıllar? Ne böyle bir soru ne de böyle sorun var. Bu soruların cevabını tüm dünya biliyor. Her şey gözler önündedir. Kürtler var ve kendi topraklarında yaşıyorlar. 80 yıldır bu inkar devam ediyor. Ancak şimdiye kadar nasıl ortadan kaldıramadılarsa bugünden sonra da varlıkları sürecektir” diye konuştu.
Türk aydınlarının bu duruma tepki göstermesini umut ettiklerini dile getiren Deniz, “Onun yaptığı Milliyetçiliktir. Bizler bu durumu kınıyoruz” dedi.
İHD: İstifa etmesi gerekiyor
Halaçoğlu’nun yaptığı açıklamanın bilimsel bir içerik taşımadığını belirten İHD Genel Başkanı Reyhan Yalçındağ, “Böylesi bir açıklamayı ciddi bulamıyorum. Bu açıklamada Kürtler yok sayılırken, aynı zamanda Ermenilere de hakaret ediliyor” dedi. Geçmiş yıllarda da Kürtleri yok sayan tezlerin ortaya atıldığını hatırlatan Yalçındağ, Halaçoğlu’nun bulunduğu kurum ve akademisyen görevinden derhal istifa etmesi gerektiğini söyledi.
‘Halaçoğlu resmi ideolojinin sözcüsü’
Halaçoğlu’nun resmi ideolojinin bir sözcüsü gibi davrandığını belirten Beşikçi, “Bilimde sınırsız bir düşün özgürlüğü gerekir. Düşünce yasakları konusunda, idari cezalar konusunda Halaçoğlu gibi kişilerin hiçbir tepkisi yoktur. Halaçoğlu’nun yaptığı önermeler bilimsel değildir. Tamamen resmi ideolojinin önermeleridir. Bu yüzden dikkate almamak gerekir” diye konuştu.
‘Söylenen resmi tarih görüşüdür’
Sosyolog Faik Bulut ise Halaçoğlu’nun yaptığı açıklamanın Türkçülüğe dayalı bir açıklama olduğunu belirterek, “‘Özünde Kürt yoktur da, Kürtten başka her şey vardır’ demeye getiriyorlar. Yeni bir şey değil” dedi.
Tarihte Kürtleşmiş Ermeniler kadar, Türkleşmiş Ermenilerin de olduğuna dikkat çeken Bulut, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama bunu olayın bütünü gibi göstermek bilime aykırıdır. Bu tamamen resmi tarih görüşüdür. Oysa tarih sadece bir millete hizmet etmek için değildir. Çünkü tarih düz bir çizgide ilerlemiyor. Tarih bizlerin dışında gelişir” diye konuştu. Türkiye’de Kürtleşmiş Türkten, Türkleşmiş Kürde, Rumlaşmış Türkten, Türkleşmiş Rumlara kadar bir çok etkileşimden bahsedilebileceğini kaydeden Bulut, “Bu coğrafya tek bir ırkı kaldıracak bir coğrafya değil.”
‘Anadolu’daki beylikler sadece Türklerden oluşmamıştır’
Bulut, Anadolu’da Türk boyları olarak gösterilen bir çok boyun aslında Türk olmadığını ve bir çok boyun birleşmesi sonucu ortaya çıkan boylar olduğunu kaydederek, “Örneğin Dadaloğlu’na bakarsanız, Kayseri’deki Avşarları Türk ve Kürtlerin etkileşimi sonucu olarak ortaya çıkan bir boy olarak görür. Avşarlar için ‘Kürtlerin Yeğeni’ der. Yine Germiyanoğulları’na baktığınızda adından da anlaşılacağı gibi bu beylik aslında Yezidi Kürtlerden oluşmuştur. Yine Edebali dönemine baktığınızda Akkoyunlu devleti yarı yarıya Türk ve Kürtlerden oluşmuştur” diye konuştu.
‘Halaçoğlu, halklaşma sürecini kavrayamamış’
Halaçoğlu’nun tarih bilimine aykırı davrandığını ve halklaşma sürecini kavrayamadığına vurgu yapan Bulut, “Şimdi resmi ideoloji Halaçoğlu ağzıyla konuşma yapıyor. Halaçoğlu 3-5 belgeye dayanarak bunları söylüyor. Peki Kürtleşen Türk varsa diyalektiği tersine çevirebiliriz. Bir halk çeşitli boylardan oluşur. Ve bu boylar arasında ana öğe etkin olur. Biz Kürt halkı dediğimiz zaman esas olarak Kürttür. Ama onlarca etnik boyun kanı da vardır. Bu Türkler, Ermeniler içinde geçerlidir” dedi.
Bulut, ideolojik milliyetçiliğin geçmişte ‘Orhun Abideleri’ne kadar dayandığını söyleyerek, “Şimdi bu çürüdükten sonra yeni bir şey bulmaları gerekirdi. Halaçoğlu gibi kişilerle ve tarih biliminden uzak bir şekilde şimdi bunları söylüyorlar” dedi.
‘Halaçoğlu’yu tartışmaya bile gerek yok’
Ermeni yazar Mıgırdiç Margosyan ise, Halaçoğlu’nun önyargılı biri olduğunu belirterek, “Milli bir görüş var. Bu değişmez. Ya da çok az değişir. Halaçoğlu da bu milli görüşün temsilciliğini yapıyor. Bu tür insanların açıklamalarına değer bile vermemelisiniz. Onların istediği şey de zaten bu” dedi.
Kürt Sorunu hepimizin sorunu”
DTP Grup Başkanı Ahmet Türk, ‘‘Kürt sorunu, Türkiye’nin sorunu, hepimizin sorunudur. Bugüne kadar bu sorun, Parlamento zemininde çok açık tartışılma imkanı bulamadı’’ dedi.
Türk, partisinin ilk TBMM grup toplantısında, yeni anayasa için bir taslak hazırlandığının konuşulduğunu belirterek, ‘‘Bu anayasa taslağı, sivil toplum örgütleriyle, halkla, tüm siyasi partilerle paylaşılarak ortaya konulmalıdır. Yine bu anayasa ideolojik bir anayasa olmaktan çıkarılmalıdır. Yani toplumsal gerçeğe aykırı olan, Kürtlerin kimliğini, kültürünü, örgütlenme hakkını inkar eden bir anayasa, günümüzün anayasası, çağdaş bir devletin anayasası olamaz. Mezhepsel anlayışlarından dolayı dışlanan Alevi yurttaşlarımızın haklarının güvence altına alınması gerekir’’ diye konuştu.
Türk Tarih Kurumu (TTK) Başkanı Yusuf Halaçoğlu’nun sözlerini eleştiren Türk, “Türkiye Tarih Kurumu Başkanı kalkıp ilime, ahlaka, siyasete aykırı söylemle ortaya çıkıyor. Kürt Alevilerin Ermeni dönmesi olduğunu söylüyor. Tarih Kurumunun Başkanı’nın, tarihten haberi yok. 1914’e kadar Ermeniler, herhangi bir baskıya maruz kalmamışlar. 1914-1915’lerde gördükleri baskı sonucu kimliklerini saklama ihtiyacı duymuşlar. Oysaki Kürt Alevi, Türk Alevi olarak değerlendirilen kesimler, 1570’lerde Yavuz Sultan Selim döneminde Uzun Hasan döneminde Alevilerin olduğu bütün tarihler biliniyor. O dönemde Osmanlı İmparatorluğu bizzat mezhepsel çatışmalara taraf olmuş, içine girmiştir’’ diye konuştu.
Halaçoğlu’na bir tepki de AKP’den
“Kürtler, Ermeni dönmesidir”diyen Halaçoğlu’na bir tepki de AK Parti İstanbul milletvekili Reha Çamuroğlu’ndan geldi.20 / 08 / 2007 16:31
TBMM kulisinde gazetecilerle sohbet eden AK Parti İstanbul Milletvekili Reha Çamuroğlu, Halaçoğlu’nun ‘‘Kürt kökenli Alevilerin Ermeni soyundan geldiği’’ iddiasının herhangi bir dayanağı olduğunu sanmadığını belirterek, Halaçoğlu’nun, bu sözleri nedeniyle istifa etmesi gerektiğini ifade etti.
Bir gazetecinin, ‘‘Halaçoğlu, bu iddialarıyla ilgili belgeleri olduğunu söylüyor’’ demesi üzerine Çamuroğlu, ‘‘Tarihçiler her türlü şeye, iddiaya belge bulabilir. Tarih kırkambar gibidir. Ama mesele belge değil, onu yorumlamaktır’’ görüşünü kaydetti.
Halaçoğlu’nun sözlerinin bir Tarih Kurumu Başkanına yakışmadığını savunan Çamuroğlu, Türklerin Anadolu’ya girdiği 11. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar büyük bir katliam yaşanmadığını vurguladı. Çamuroğlu, Halaçoğlu’nun iddialarıyla ne amaçladığını bilmediğini belirterek, ‘‘Bu açıklamaları çok talihsiz buluyorum’’ dedi.
Yusuf Halaçoğlu ne yapmaya çalışıyor?
Ntvmsnbc, 21 Ağustos 2007
Türk Tarih Kurumu Başkanı Yusuf Halaçoğlu’nun, “sürgünden kurtulan Ermeniler’in döndüğünü, bugün Kürt hatta Alevi Kürt olarak bilinen insanların Ermeni döndüğü” olduğunu iddia etmesi, tarihçiler ve araştırmacılar arasında şaşkınlık yarattı. NTVMSNBC’ye konuşan tarihçi ve araştırmacılar, Türkiye’deki resmi tarih kurumunun başında olan bir kişiye bu tür ‘ırkçı’ açıklamaların yakışmayacağını vurguladılar. Tarihçiler, Halaçoğlu’nun iddiasına bilimsel dayanak olamayacağını da kaydederken, Mehmet Ali Kılıçbay “Köken hissetme meselesidir. Kürt hisseden Kürt, Türk hisseden Türktür” dedi.
Tarihçi Necdet Sakaoğlu: SOY ARAMA ÇABASI TEHLİKELİ
Ulusal bilinci yok etmek için herkes bir taraftan çekiştiriyor. Herkes kendine göre bir soy arıyor. Bu bir ayrıştırma çabasının sonucudur. Böyle bir soy arama çabasının faydası yok ve herkes için tehlikelidir. Hele ki Anadolu’da ayrıştırmanın sonu yok. Anadolu’ya Türkler 1071’de gelmiş değil. Anadolu o zaman bomboş muydu, ne kadar kişi geldi, buradaki insanlar ne oldu, o da belli değil.
Prof. Esra Danacıoğlu (Yıldız Üniversitesi): NAZİ DÖNEMİNİ HATIRLATIYOR
Halaçoğlu’nun açıklamaları Nazi Partisi’nin uygulamalarını hatırlatıyor. Nazi Partisi’ne üye olmak için de yedi kuşak Alman olduğunu ispat etmen gerekirdi. Toplama kamplarına sadece Yahudileri değil, kökeninde bir kuşakta Yahudilik olan insanları da yolladılar. Bu, onlara göre ‘kötü kan’ın, ‘iyi kan’a baskın olduğuna dair dünya görüşünü yansıtıyordu. Halaçoğlu’nun açıklamaları, o dünya görüşünün 2007’deki temsilcisi.
1930’ların ırkçılığının kokusunu taşıyan bu açıklamalar bir akademisyene yakışmıyor. Ülkenin belgelerinin emanet edildiği kurumun başındaki kişiye hiç yakışmıyor. 500 yıl sonra bunlar ‘Ermeni’ diyerek geriye doğru ırkçı yolculuğa çıkmak, kendi dili ve kültürü olan insanlara ‘Kürt değil, Türkmensin’ demenin ırkçılıktan başka açıklaması yok. Bu zihniyet bölücüdür.
Tarihçi Orhan Koloğlu: HEPSİNİN DİLİNDE TÜRKÇE VAR
Önce Sayın Halaçoğlu’nun belge dediklerinin ne olduğunu bilmek lazım.Türkler Orta Asya’dan küçük gruplar halinde geliyor. O zamanlar Anadolu’da yerleşmiş insanlar var. Bir kaynaşma var. Hepsinin dillerinde Türkçe var. Türkçe de onlardan yararlanıyor.
Yard. Doç. Ahmet Kuyaş (Galatasaray Üniversitesi): TÜRKLERE KÖTÜLÜK YAPILACAK SÖYLEMİ
Halaçoğlu’nun iddiaları eski bir alışkanlıktan kaynaklanıyor. Bir takım insanların davranışlarından memnun olunmadığı zaman, ‘onun babası dönmeydi’ gibi atıflarda bulunup, ‘Bunlar aleyhimize çalışmayı, daha ilk Türk ve Müslüman yapıldıkları zaman karar vermişlerdi’ denilir. Bu Şemsettin Günaltay’ın Hürafattan Hakikata kitabından bu yana yerleşmiş bir şey. Bir takım kültürlerin Anadolu fethedildikten sonra Türklüğe karşı kötülükler yapacakları söylemi bir gelenektir. Demeçleri sorun yaratan kişinin de o gelenekten beslendiğini söylemek abartılı olmaz.
Anadolu’nun fethinden sonra Türklüğe ve Müslümanlığa geçen insanlar var. Herkesin Orta Asya’dan gelme, katışıksız olması mümkün değil. Bir kısmı tarihi verilerden, bir kısmı da uydurma olan bilgilerden böyle sonuçlar çıkarılması doğru değil. Çok nazik ve değişik bir takım sosyoekonomik ve kültürel unsurlar barındıran konuların uluorta konuşulması yavan kaçıyor. Konunun bir başka yönü de şu; Aleviler arasında da zaman zaman asıl Türklerin kendileri olduğunu iddia edenler çıkmıştı. Yusuf Halaçoğlu’nun da görüşleri benzer yanlış yorumları içeriyor.
Prof. Mehmet Ali Kılıçbay: KÜRT HİSSEDİYORSA, KÜRTTÜR
O lafları eğer o şekilde söylediyse A’dan Z’ye yanlış... Köken hissetme meselesidir. Kimse kökenini bilemez. Hele Türkiye’de 3-5 kişi bilebilir, ama uzak geçmişi bilmek mümkün değil. Türkiye bir harman. Adam kendisini Kürt hissediyorsa Kürttür, Türk hissediyorsa Türktür. Kürdüm dedi diye öldürecek misin? Kalkıp ‘Sen Kürt değilsin’ demek kadar saçma birşey olamaz. Bunlar bir tarihçiye yakışmayacak laflar.
HALAÇOĞLU NE DEMİŞTİ?
TTK Başkanı Halaçoğlu, tartışma yaratan sözlerini geleneksel Dadaloğlu şenlikleri kapsamında düzenlenen sempozyumda söyledi. Kürtlerin Türkmen kökenli, Kürt Alevileri’nin ise Ermeni kökenli olduğunu iddia eden Halaçoğlu şöyle dedi:
“Kim olduğunuzu bileceksiniz. Mesela bugün Türkiye’de bir Kürt sorunu olduğu söyleniyor. Kürtlerle ilgili birtakım sözler sarf ediliyor. Araştırmalarımda şunu gördüm ki, pek çok Kürt dediğimiz insan aslında Türkmen asıllıdır. Yapısal olarak diyorum ama. Bununla beraber bir şeyi daha ifade ediyorum, söyleyeceklerim fantezi değil, bugün Kürt olarak bilinen hatta hatta Alevi Kürt olarak bilinen insanlar Ermeni’den dönmedir. Bütün bunları yabancı arşiv belgeleri ile o tarihlerde yapılmış birtakım araştırmalara dayanarak söylüyorum.”
“KURTULAN ERMENİLER DÖNDÜ!”
Halaçoğlu, Vatan gazetesine yaptığı açıklamada da, iddiasını şöyle destekledi:
“Dikkat ederseniz ben ‘bütün Kürtler Türk’tür’ demiyorum. Ben, bir bilim adamı olarak belgelerle konuşuyorum. Elimizde 1500’lü yıllara ait defterler, kayıtlar var. Zamanı geldiğinde bunların hepsi açıklanacaktır. Ülkede demografik yapı üzerine araştırma yapıyoruz. Bu çerçevede Ermeniler konusunda da çalışıyoruz. Ermeniler’in bir kısmı sürgün edildi, bir kısmı da Türkiye’de kaldı. Sürgünden kurtulan ve kendini Kürt Alevi olarak tanıtan pekçok Ermeni kaldı Türkiye’de. Ben bunlardan bahsettim. Bu konunun bilimsel olmadığını düşünenler iyi düşünsünler. Her söylediğimi belgelendirdiğimi bilsinler.”
21 Eylül 1993’ten beri Türk Tarih Kurumu başkanlığı yapan Halaçoğlu, bu konuda 8 ciltlik bir yayın hazırlığında olduklarını da bildirdi.
Halaçoğlu söylediklerine sahip çıktı, DTP’lileri hedef gösterdi
ANKARA (DİHA) - Türk Tarih Kurumu (TTK) Başkanı Yusuf Halaçoğlu, “Kürtlerin Türkmen, Alevi Kürtlerin ise Ermeni dönmesi” olduğu yönünde ifade ettiği büyük tepkilere neden olan söylemlerine sahip çıktı. Halaçoğlu, söylemlerini Osmanlı arşivlerine dayandırırken, istifa çağrısı yapanlara da, “Benim istifamı isteyenler, Meclis’te bölücülük yapanları istifaya çağıracaklar” şeklinde cevap vererek, DTP milletvekillerini hedef gösterdi.
TTK Başkanı Yusuf Halaçoğlu, “Kürtlerin Türkmen, Alevi Kürtlerin ise Ermeni dönmesi” olduğu yönündeki ifadelerine ilişkin basın açıklaması yaptı. TTK’da basının karşısına çıkan Halaçoğlu, söylediklerini Osmanlı arşivlerine dayandırarak savundu. Bir saati aşkın süren basın toplantısında, tezlerini ve araştırmalarını uzun uzun anlatan Halaçoğlu, kendisini eleştirenleri de “kafasını kuma gömmek” ve “gerçekleri savunmamak” ile suçladı. TTK’nın Atatürk tarafından ‘bilimsel araştırma’ yapmak amacıyla kurulduğunu hatırlatan Halaçoğlu, “Ben bu cüreti gösteriyorum” diye konuştu.
Bugüne kadar söylediklerini mutlaka belgelendirdiğini belirten ve söylediklerinin “kafasını kuma gömenlere” cevap olacağını belirten Halaçoğlu, söylediklerinin çarpıtıldığını ve kendisine karşı bir yargısız infaz olduğunu iddia etmesine rağmen, benzer sözleri tekrarladı. 1915 yıllında yaşanan Ermeni olaylarında “Ermenilere ne oldu” sorusunu araştırmak için uzun bir araştırma yaptığını ve bu araştırma çerçevesinde Türkiye genelinde, 41 bin 297 aşiret tespit ettiğini belirten Halaçoğlu, “Herkes kimliğini bilmek hakkına sahiptir” dedi. Daha önce yabancıların da benzer araştırmalar yaptığı ve benzer tezler öne sürdüğünü iddia eden Halaçoğlu, “Yabancılar yapınca kimse bişey demiyor. Onlar yapınca bilimsel oluyor da biz yapınca niye kötü oluyor” diye konuştu.
DTP’lileri hedef gösterdi
Halaçoğlu, yaptığı araştırma çerçevesinde tespit etikleri aşiretlerden 90 tanesinin Arap aşireti, 2 bin 287 aşiretin Kürt aşireti, diğerlerinin ise Türk ve Türkmen aşiretleri olduğunu ifade ederek, en büyük Türkmen aşiretinin Avşar aşireti olduğunu ileri sürdü. Halaçoğlu, kendini Kürt olarak bilen bazı aşiretlerin kökenlerinin Türkmen olduğunu tekrarlarken, “Ben alevi Kürtler Ermenidir demedim. Tehcir dömeninde bazı Ermenilerin kendilerini Kürt alevisi olarak gösterdiklerini söyledim” diye konuştu. Halaçoğlu, istifa çağrılarına da, “Bazıları beni istifaya çağırdı diye istifa edecek değilim. Beni istifaya çağıranlar, Mecliste bölücülük yapanları da istifaya çağıracaklar mı” diyerek, DTP’li milletvekilerini hedef gösterdi. Kendisini eleştiren akedemisyenleri de “başına kuma gömmek” ile suçlayan halaçoğlu, “Bizi resmilikle suçlayanlar, bizi resmi ve ideolojik olmaya zorluyor” dedi.
Yaptığı çalışma ile Türk-Kürt çatışmasının önüne geçmek isteğini belirten Halaçoğlu, Alevilerin yüzde 99’unun Türkmen, Kürtlerin de yüzde 99’unun sunni olduğunu ileri sürdü.
90-100 bin Ermeni döndü
Daha sonra basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Halaçoğlu, bir soru üzerine Osmanlı devlet yapısı içinde Kürtlerin yarı bağımsız bir şekilde yaşadıklarını ve bu yüzden Türkmenleri asimile ettiklerini ileri sürerken, “O halde Kürtler de kendi dili, kültürü ve varlığı olan bir millettir” şeklindeki soruya cevap vermedi. Tehcir döneminde kendini Kürt alevi olarak gösteren Ermenilerin dışında, 90-100 bin Ermeni’nin ise baskı ile din değiştirdiğini söyledi. |
Konu: cevap
TEK BİR KAYNAKTAN YARARLANMA ASLANIM BU ÜLKE ELBETTEKİ SAMAST GİBİ FAŞİSTLERİN ELİNDE DEGİLDİR AMA SANA TAVSİYEM AYRINTILI ARAŞTIRMA YAPMADAN YAZI YAZMA HER ZAMAN OBJEKTİF OL....
Blog sahibinin notu: Bu bir gazetede (AGOS) yayinlanan bir 'derleme'. Yazan ben degilim, sadece burada yayinliyorum. Derleme oldugundan tek kaynaktan yararlanildigini da sanmiyorum. Ha eger blogdaki yazilarin cogunun Agos'tan alinti oldugunu vurgulamak istiyorsaniz (ki pek oyle anlasilmiyor yorumunuzdan), o ayri. Agos Radikal ve Bianet ana kaynaklarim dogal olarak. Cunku yayinlanasi haberler o kaynaklarda yer aliyor. E hurriyetten yazicak halim yok ya :))))))
Saygilarimla
Düzenleyen garine gün: 17/12/2007 saat: 21:35
Bağlantı »