« Önceki | Sonraki »

19/9/2007

Basın Konseyi: “Akçam’ın şikâyeti yersiz”

 

Taner Akçam’ın, kişilik haklarına saldırdığı, hakkında gerçek dışı iddialar ortaya attığı ve kendisini hedef gösterdiği gerekçesiyle gazeteci yazar Emin Çölaşan hakkında vekili aracılığıyla yaptığı şikâyet, Basın Konseyi Yüksek Kurulu tarafından geri çevrildi.


Yüksek Kurul, gazeteci yazar Çölaşan’ın eleştiri hakkını kullandığı ve demokratik toplumlarda, ifade özgürlüğünün gereği olarak, yapılan ağır eleştirilere de tahammül gösterilmesinin yerleşik bir kural haline geldiği gerekçesiyle, oybirliğiyle Taner Akçam’ın şikâyetinin ‘yersiz’ olduğuna karar verdi.

Söz konusu yazı

Emin Çölaşan, Hürriyet gazetesinin 23 Haziran 2007 tarihli nüshasında “Aferin sana Atila Koç Türkiye böyle tanıtılır” başlıklı yazısında Kültür Bakanı Atila Koç’u eleştirirken, Taner Akçam’ın bakanlığın internet sitesinde tanıtılmasına karşı çıkmış ve şu ifadelere yer vermişti: “Başında olduğu bakanlığın internet sitesinde her çalışmasıyla Türkiye’ye ihanet eden, ‘Türkler Ermenilere soykırım yapmıştır’ diye kitaplar yazan, konferanslar düzenleyen Taner Akçam isimli şahıs, ünlü Türk yazarları arasında tanıtılıyor. Taner Akçam yıllar önce Türkiye’den kaçtı. Yurtdışında şimdi ABD’de yaşıyor ve Ermeni lobileri tarafından besleniyor. Kitaplarında ve konuşmalarında ülkemize kin kusuyor. Son olarak Ermeni konusunda Türk tezlerini savunan Murat Gümen’in internet sitesini kırdı ve bir süre öncesine kadar gizli tutulan kimliğini açıkladı. Gümen şimdi Ermenilerin boy hedefi. Yurt dışına kaçan, Türkiye aleyhinde çalışan, ülkesine ihanet eden, Ermeni soykırımı vardır tezini bütün dünyada savunup Ermeni lobilerine hizmet veren bu şahsı dünyaya tanıtma görevini bizim Kültür ve Turizm Bakanlığı üstlenmiş! Hem de en masum ifadelerle. Tanıtım dediğin işte böyle olur. Atila Koç bunları görmüyor mu ?”

Değerlendirme ve karar

Şikâyeti inceleyen kurul, Emin Çölaşan’ın Hürriyet gazetesinde manşetten verilen bir haberi ele alıp Kültür Bakanlığı’nı eleştirdiği ve bunu yaparken Taner Akçam’ın Ermeni sorunuyla ilgili yayınlarını değerlendirerek kendi görüşlerini dile getirdiği, yani eleştiri hakkını kullandığı sonucuna vardı. Karar metni şöyle: “Tartışılan eylemin boyutu ve niteliği oranında eleştirinin ağır olması da gayet doğaldır. Demokrasilerde kamuoyu önündeki kişilerin kendilerine yönelik eleştirilere katlanmaları gerekir. Bu nedenle ve gazeteci yazar Emin Çölaşan hakkındaki şikâyetin yersizliğine oy birliğiyle karar verilmiştir.”

Editörün notu: Oysa biz, “ifade özgürlüğü” ve “eleştiri hakkı” konusunda Hrant Dink’i 19 Ocak’a doğru iten çok farklı bir hikâye hatırlıyoruz. Söz konusu hakların ne zaman ve kim için kısıtlanıp kısıtlanmayacağı belli ki henüz uygar ülkelerin demokrasi eşiğinin çok altında. Bu imtiyazlı alanın geniş sahnesinde İsmail Türüt’e ‘türkü’ söyletmek isteyen değme hukukçuların dikkatine.

 

 

Kaynak: Agos

 


Arkadaşına Gönder!

Blogcu ile yapıldı

~~~~~~ Neler oluyor hayatta... Siz hala uyuyor musunuz???~~~~~~