|
Çok satan gazetelerimizden birinin logosunun kenarında Türkiye’nin kimlere ait olduğu yazar. Sahibinin bile ‘devlet gazetesi’ adını çekinmeden kullandığı bu yayın organının sözü elbette ciddiye alınmalıdır.
O söze bakarsanız, Türkiye Türklerindir. Tabii Türklerin ‘kim’ olduğu ise apayrı bir konudur. Ancak Yargıtay kararı ile ‘yerli yabancılar’ sayılan gayrimüslim vatandaşların Türk olmadığı açıktır. Ne var ki Türkiye Türklerin olduğuna göre, Türk olamayan gayrimüslimlerin de Türkiye’yi sahiplenemeyecekleri açıktır. Oysa herkesin bildiği üzere vatandaşlığın ortak zemini bir ülkenin birlikte sahiplenilebilmesidir.
Böylece ortaya çok ilginç bir durum çıkar: Memlekette kendilerine ‘vatandaş’ denmesine karşın, Türk olmadıkları için gerçekte vatandaş da olmayan bir garip mahlukat bulunmaktadır. Geçmişte bunların buralardan gitmesi ve geride kalanların kimliğinin rahatlaması için çok gayret sarf edilmiş olup, gerekirse gelecekte de sarf edileceğinden kimsenin kuşku duymaması gerekir.
Çünkü devlet de bu durumdan rahatsızdır… Bütün dünyanın gözü önünde bazı vatandaşları dinsel inanç temeli üzerinden dışlamak, aslında vatandaşlığın değil cemaat üyeliğinin geçerli olduğunun da itirafı sayılır. Diğer taraftan ‘modern’ de olmak istenmektedir. Dolayısıyla bütün Müslümanlar Türk addedilerek, kolay bir geçişle makbul ‘vatandaşlığa’ ulaşılmıştır.
Ama asıl sorun da burada başlar… Çünkü artık elinizde kendisini etnik cemaat üyeliği üzerinden tanımlayan bir Türk bulunmaktadır; ve bu kişi ‘vatandaş’ da olduğu için Türkiye’nin asıl sahibidir.
Şimdi bu arkadaşlardan bazıları şiir yazmış, bazıları da şarkı söylemiş… Ne var ki bunda? ‘Irkçılık yapıyorlar’ deniyor… Hiç de değil! Bu onların normal hali! Onlar sadece kendilerine ait olanı sahipleniyorlar. ‘Türkiye Türklerindir’ sözü boşuna değil; ama bu sözü hakkıyla anlamak için sormak gerek: Türkler dediğimiz, yoksa türütler midir? Eğer hepsi türüt değilse, asıl Türkler kimlerdir? |
Kaynak: Agos 21.09.2007 Haftaya Bakis