|
Agos gazetesi Yazıişleri Müdürü Arat Dink ve İmtiyaz sahibi Sarkis Seropyan TCK’nın 301. maddesinden ceza aldı.
11 Ekim 2007 Çarşamba günü Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen son duruşmada, Arat Dink ve Sarkis Seropyan’ın avukatlarından Fethiye Çetin yaptığı savunmada; “Öncelikle iki hususun altını çizmek istiyorum. Agos gazetesinde yayınlanan suça konu haber haftalık bir gazetede yayınlanmıştır. 21/07/2006 tarihli tüm ulusal basın ve televizyonlarda haber bu cümle ile yer almıştır. Haberleştirilen metin daha önce başka gazetelerde habere konu edilmiştir. Bu gazetelerin hiçbirine karşı açılmış bir ceza davası yoktur. Bu hususa özellikle dikkat çekmek istiyorum. Agos’a ceza verilmesi ayrımcılık yasağının ihlali olacaktır. Ayrıca Hrant Dink hakkında Ceza Genel kurulu’nun 2006/184 karar nolu kararında Ceza Genel Kurulu Hrant Dink’in beyanını ifade özgürlüğü olarak belirtilmiştir. Beraata karar verilsin” derken, Avukat Erdal Doğan ise, “Suç kastı yoktur. Özellikle Türklüğü aşağılama kastı yoktur. İfade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesini talep ediyoruz” dedi.
Arat Dink ve Sarkis Seropyan hakkında TCK’nın 301/1 maddesi uyarınca verilen 1 yıl hapis cezası, sabıkasızlıkları göz önünde tutularak ertelendi. Agos gazetesi avukatları verilen cezayı haksız bulduklarını ve temyiz edeceklerini açıkladılar.
“Bu dava tipik bir ayrımcılık örneğidir”
Arat Dink ve Sarkis Seropyan’ın avukatları verilen mahkumiyet kararını haksız bulduklarını belirttikleri bir basın açıklaması yaptılar. Makine Mühendisleri Odası’nda yapılan açıklamanın yazılı metnini yayınlıyoruz.
“Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı, 18.09.2006 tarih 2006/36347 Hazırlık Numaralı iddianamesi ile Hrant Dink, Arat Dink ve Sarkis Seropyan aleyhine Türklüğü basın yoluyla aşağıladıkları iddiası ile dava açmıştır. Dava konusu eylem Agos gazetesinin 21.07.2006 tarihli nüshasında “301’e karşı bir imza” başlıklı yazıda, Hrant Dink’in Reuters ajansına verdiği demeçte kullandığı sözlerin bir kısmının haberle birlikte yayınlanmasıdır. İlgili haber “Dink’in Reuters ajansına verdiği demeçte “Elbette bu bir soykırımdır diyorum. Çünkü sonuç kendisini zaten tanımlıyor ve adını koyuyor. Dört bindir yıldır bu topraklarda yaşayan bir halkın bu olanlarla birlikte artık ortadan yok olduğunu görüyorsunuz” şeklindedir. Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı bu haberi gerekçe göstererek dava açmıştır.
İddianame Şişli 2.Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmiş ve davanın ilk duruşması 18.04.2007 tarihine verilmiş ve davanın ilk duruşması yapılamadan Hrant Dink 19.01.2007 tarihinde alçakça öldürülmüştür. Ve bu nedenle de Mahkeme tarafından Hrant Dink hakkında açılan dava düşürülmüş ve davanın ilk duruşması 14.06.2007 tarihinde yapılabilmiştir.
Dava Agos gazetesi yazı işleri müdürü Arat Dink ve imtiyaz sahibi Sarkis Seropyan aleyhine devam etmiş, Arat Dink ve Sarkis Seropyan Hrant Dink tarafından yapılan açıklamayla ilgili soruşturmayı haber yaptıkları için davaya devam edilmiştir. Oysa ki aynı içerikteki haberi ulusal yayın organları ve televizyonları da bir hafta boyunca haberleştirmişlerdir. Agos Gazetesi de söz konusu haberi ulusal gazete ve televizyonlardan alarak sayfalarına koymuştur. Bu haber nedeni ile yargılamalarına devam edilen Dink ve Seropyan 11.10.2007 tarihli karar duruşmasında TCK 301/1 uyarınca alt sınırından uzaklaşılarak 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmışlardır.
Bu dava ile cezalandırılan Agos Gazetesinde yapılan haberdir. Oysa ki daha önce bu habere yer veren ulusal basın yayın organlarından hiçbiri aynı suçlama ile karşı karşıya kalmamış ve yine hiçbirinin yazı işleri müdürü ve imtiyaz sahibi hakkında dava açılmamıştır. Bu nokta dikkat çekicidir.
Arat Dink ve Sarkis Seropyan tıpkı diğer gazeteciler gibi açılan bir soruşturmayı haberleştirerek görevlerini yapmışlardır. Bu eylem mevcut yasalarımızın hiçbirinde bir suç tipi olarak tanımlanmış değildir. Oysa ki Türk Ceza Kanunu’nun en temel ilkesi “Kanunsuz Suç Olmaz” ilkesidir. Bu karar ile Türk Ceza Kanunu’nun en temel ilkesi de ihlal edilmiş ve olmayan bir suçtan ötürü ceza verilmiştir. Ceza Kanununda suç olarak tanımlanmamış bir eylemden ötürü ceza verilmiş olmasının yanı sıra, kararda “Arat Dink ve Sarkis Seropyan’ın Türk Milletine soykırım isnat eden haber yayınladıkları mahkemelerce sabit görüldüğünden sanıkların ayrı ayrı kişilikleri, eylemlerin özellikleri dikkate alınarak TCK 301/1 maddesi uyarınca ayrı ayrı takdiren ve teşdiden, 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına” ifadesi kullanılmıştır. Teşdiden demek, yasada öngörülen cezanın alt sınırından uzaklaşarak daha yüksek bir ceza vermek demektir. Uygulamada koşulları oluşmuşsa alt sınırdan ceza tayin edilir. Çok nadir durumlarda ve gerekçesi kararda belirtilmek koşuluyla alt sınırdan uzaklaşılabilmektedir.
Yani mahkeme suç olmayan bir eylemden ceza vermekle kalmamış, üstüne üstlük TCK 301/1’de öngörülen cezanın alt sınırından uzaklaşarak ceza tayin etmiştir. Bu uygulamasına da gerekçe olarak SANIKLARIN AYRI AYRI KİŞİLİKLERİ’nin vurgulanması dikkat çekicidir. Acaba sanıkların Ermeni olmasının bu kararda tesiri var mıdır? Bu dava iddianamenin hazırlanma sürecinden başlayarak tüm aşamaları ve kararı ile tipik bir ayrımcılık örneğidir. Bu karar basın özgürlüğünün ihlalidir. Bu kararla ayrıca anayasanın 26. maddesi ile 90. maddesi de ihlal edilmiştir. Bu karar ile aslında Hrant Dink mahkûm edilmiştir.”
Fethiye Çetin’in Alman televizyonuna dava ile ilgili gelişmeleri anlattığı röportaj için tıklayınız
Aynı içerikteki haberi Agos’dan önce yayınlayan yayın organları:
NTV 19 TEMMUZ 2006
Hrant Dink’e yeni soruşturma
Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink hakkında, Reuters ajansına verdiği bir demeçte, Türklüğe hakaret ettiği gerekçesiyle yeni bir soruşturma başlattı.
http://www.ntv.com.tr/news/380037.asp
YENİ ŞAFAK 19 TEMMUZ 2006
Hrant Dink’e yeni soruşturma açıldı
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink hakkında Reuters’e verdiği bir demeçten ötürü Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Hrant Dink’in, 14 Temmuz’da Reuters ajansına verdiği demeçte Ermeni soykırımını savunduğu belirtilerek “Elbette bu bir soykırımdır diyorum. Çünkü sonuç kendini zaten tanımlıyor ve adını koyuyor. 4 bin yıldır bu topraklarda yaşayan bir halkın bu olarlarla birlikte artık ortadan yok olduğunu görüyorsunuz” dediği belirtiliyor. Bu sözler üzerine yapılan suç duyurusu üzerine Şişli Cumhuriyet Savcılığı, Hrant Dink hakkında Türklüğü aşağılamak suçundan soruşturma başlattı.
http://www.yenisafak.com.tr/arsiv/
2006/temmuz/19/g11.html
SABAH, 14 HAZİRAN 2006
Hrant Dink 2 davadan beraat etti
“Türklüğü hakaret etmek” ve “Adli yargıyı etkilemeye teşebbüs etmek” suçlamasıyla yargılanan Hırant Dink’in öldürülmesinin ardından, hakkında yargılamanın ortadan kaldırılmasına karar verilen üç davada, diğer sanıkların yargılanmasına devam edildi. Daha önce karara bağlanan ancak Yargıtay tarafından bozularak mahkemeye iade edilen iki davada, Dink haricindeki sanıklar hakkında beraat kararı verildi.
http://www.sabah.com.tr/2007/06/14/haber,
E1F1E4BB6F6847E486DE359E7834E7B1.html
RADİKAL 15 HAZİRAN 2006
Dink’in oğluna hapis istemi
Reuters’e ‘Bu soykırımdır’ dediği için TCK 301’den yargılanan Hrant Dink’le ilgili suçlama, öldüğü için düştü. Aynı davada yargılanan oğlunaysa üç yıl hapis isteniyor...
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=224199
Davanın öncesi
Hrant Dink’in Reuters Haber Ajansı’na verdiği ‘Ermeni sorunu’ ile ilgili demeç, milliyetçi avukat Kemal Kerinçsiz’in arkadaşlarından Recep Akkuş’un Şişli Savcılığı’na yaptığı şikâyet üzerine soruşturma konusu olmuştu. Bu demeçte Hrant Dink şöyle diyordu: “Elbette bu bir soykırımdır diyorum, çünkü sonuç kendisini zaten tanımlıyor ve adını koyuyor. 4 bin yıldır bu topraklarda yaşayan halkın bu olanlarla birlikte artık ortadan yok olduğunu görüyoruz.” Akkuş’un şikâyeti üzerine bu sözlere soruşturma açıldığı haberi, 21 Temmuz 2006 tarihli Agos gazetesinde de duyuruldu. ‘301’e karşı 1 oy’ başlıklı haberde, hem soruşturmanın kendisi hem de soruşturmaya konu olan demeç aktarılması üzerine Şişli Cumhuriyet Savcılığı 21 Temmuz’da Agos gazetesinde yer alan ve soruşturma açıldığını duyuran haberde kullanılan bölümle ilgili dava açtı. İddianamede, Dink ile gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü Arat Dink ve imtiyaz sahibi Sarkis Seropyan hakkında, TCK’nın 301. maddesi gereğince Hrant Dink’in daha önce mahkûm olduğu ‘Türklüğü aşağılamak’ suçuna istinaden altı aydan üç yıla kadar hapis cezası istendi. Hrant Dink’in 19 Ocak 2007’de öldürülmesi üzerine, devam eden davalarda Dink’in yargılanmaması yönünde karar verilirken, davada Dink’le birlikte yer alan Agos’un yazı işleri müdürü Arat Dink ve imtiyaz sahibi Sarkis Seropyan’ın yargılanmasına devam edilmesi kararı alınmıştı. |